Bisiklet Dergisi

BÜYÜK TURLARIN EN KÜÇÜĞÜ

Olimpiyatların ardından kendilerini boşlukta hisseden sporseverlere müjde: İspanya Bisiklet Turu 18 Ağustos’ta başlıyor.                                                                                                                     
Bisiklet sezonunda ağustos sonu ile eylül başı “La Vuelta a Espana” zamanıdır. Sezonun son büyük turu, Fransa Turu’nun bitiminden yaklaşık bir ay sonra, Dünya Şampiyonası’ndan önceki son önemli duraktır. 1903 yılında başlayıp 99 kez koşulan Fransa Turu ile 1909 yılında başlayıp 95 kez koşulan İtalya Turu’na göre oldukça genç olan Vuelta, bu sene 67. kez izleyici karşısına çıkacak.
İlk Vuelta, Fransa ve İtalya Turları’ndan ilham alarak 1935 yılında koşulur. 32’si İspanyol 50 bisikletçinin başladığı ve 29’unun tamamlayabildiği bu ilk yarışı Belçikalı Gustaaf Deloor kazanır (Üç büyük bisiklet Turu içinde, ilk versiyonu bir evsahibi bisikletçi tarafından kazanılmayan tek yarıştır Vuelta). 1936 yılındaki ikinci İspanya Bisiklet Turu’nu yine Gustaaf Deloor, hem de bu kez neredeyse baştan sona önde götürerek kazanır. Ancak 1936’da İspanya İç Savaşının patlak vermesiyle, Vuelta mecburen rafa kaldırılır. Savaşın sona ermesinin iki sene ardından Vuelta geri döndüğünde, peloton artık neredeyse tamamen İspanyol bisikletçilerden oluşmaktadır. 1941 ve 42 yıllarında Julian Berrendero’nun kazandığı yarışa 1942’de bir kez daha, bu kez İkinci Dünya Savaşı sebebiyle ara verilir. Yarış 1945 yılında yeniden başlasa da, 1955 yılına kadar bir türlü istikrarını inşa edemez. Bu on yıllık sürecin beşinde İspanya Bisiklet Turu düzenlenmez.
1955 yılından beri kesintisiz bir şekilde günümüze kadar gelen Vuelta, bu dönemden sonra artık yavaş yavaş gerçek bir büyük Tur olarak kabul görür ve bisiklet tarihinin ünlü isimleri de bu turda ter dökmek üzere yarışa katılmaya başlarlar. Vuelta’nın kurumlaşması yolundaki son büyük adım ise o döneme kadar ilkbaharda yapılan yarışın, 1995 yılında yaz sonuna alınması olur. Ne de olsa ilkbahar takvimi Giro d’Italia ve Bahar Klasikleri ile doludur. Vuelta’nın özellikle İtalya Turu’nun yolundan çekilmesi gerekmiştir.
Evet, büyük turların en ünsüzüdür Vuelta. Sadece yaşça değil, rütbece de en küçüktür. Asıl hedefi Fransa Turu’nu kazanmak olan bazı bisikletçiler bu yarışı ısrarla görmezden gelirler. Lance Armstrong mesela, İspanya Turu’na (o da Fransa Turu’nu ilk kez kazandığı 1999 yılından evvel) sadece bir kez katılmıştır. Andy Schleck, iki kez katılmış ama ikisini de bitirmemiştir. Alberto Contador, takımı davet edilmediği için Fransa Turu’na katılamadığı sezonda Vuelta’ya mecburen iştirak etmiş, onu da kazanıvermiştir. Vuelta, kimi zamanlar Fransa ve İtalya Turu’na giden yolda atlama tahtası vazifesi görürken, kimi zamanlar da diğer büyük turları kazanamayan bisikletçilerin tesellisi olur. Denis Menchov, Alexander Vinokourov, Alejandro Valverde, Roberto Heras, Alex Zülle, Tony Rominger, Raymond Poulidor teselliyi Vuelta’da bulanlardan… Bu arada, üç büyük bisiklet turunun tümünü kazanmış bisikletçileri incelediğimizde karşımıza çıkan tablo: Vuelta zaferi, Grand Slam’in genellikle son adımı oluyor. Diğer ikisini kazandıktan sonra seriyi tamamlamak için lütfedip İspanya Turu’na gelmişler gibi durmuyor mu?
Yine de İspanya Turu’nun tadı başkadır. Şahsen diğer iki büyük turun gölgesinden kurtulmayı bir türlü başaramamış olan Vuelta’yı, Fransa Turu’nun olmasa da İtalya Turu’nun üzerine koyarım. Bana göre hem seyir zevki, hem de görsellik / yol kenarı düzenlemeleri bakımından daha iyidir Vuelta. Bol çekişmeli yarışların da Vuelta’nın bir alametifarikası olduğunu hatırlatalım. Vuelta tarihinde, ilk iki bisikletçi arasındaki farkın 20 saniyeyi bile bulmadığı tam yedi yarış bulunuyor.
Vuelta’yı üçer kez kazanarak bu konudaki rekoru paylaşan iki isim var. Tony Rominger 1992, 1993 ve 1994 yıllarında, Roberto Heras ise 2000, 2003 ve 2004 yıllarında galibiyete ulaştılar (Heras’ın doping nedeniyle geçersiz sayılan bir birinciliği daha var gerçi). 2010 yılına kadar altın sarısı, o yıldan beri de kırmızı renkteki liderlik mayosunu 48 kez giyen Alex Zulle, bu konudaki rekorun sahibi. Son dönemde ise Vuelta ve rekor kelimeleri birlikte kullanıldığında, akla hemen Fransız tırmanışçı David Moncoutie geliyor. Tırmanış klasmanını dört yıldır ilk sırada tamamlayan Moncoutiue, mavi benekli mayoyu bu sene de kazanırsa Jose Luis Laguia’nın rekoruna ortak olacak.

2000′li yıllarda Lance Armstrong’un Fransa Turu’ndaki önemli kurmaylarından olan Roberto Heras, “boş zamanlarında” Vuelta’yı kazanmasıyla tanınıyordu.
Bu seneki İspanya Turu alışıldığı üzere yine bir takım zamana karşı etabıyla başlayacak. Ama bu etabın hemen ardından parkur, tırmanışçı dostu özelliğini ortaya koymaya başlıyor. Bisikletçiler üçüncü etapla birlikte tırmanış etaplarına merhaba diyecekler ve bu da genel klasmanın daha ilk haftadan itibaren şekillenmesine katkıda bulunacak. Sadece 40 km’lik bireysel zamana karşı parkuru ve sekiz yüksek dağ etabı ile bu seneki zafer bir tırmanışçıya gidecek gibi görünüyor. Bol sayıdaki zirve finişi ise özellikle etap sonlarında bolca atak ve heyecan vaat ediyor.
Geçen senenin sürpriz şampiyonu Juan Jose Cobo bu sene de burada, ama gözler tabi ki Alberto Contador’un üzerinde. Doping cezasını tamamlayarak yollara dönen “usta pedal”ın en büyük rakibi Sky’ın yükselen yıldızı Chris Froome, diğer podyum adayları ise Thomas de Gendt, Joaquim Rodriguez, Igor Anton, Robert Gesink ve Jurgen van Den Broeck olacak.


2012 Vuelta Parkuru

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 17/08/2012 by .

Arşiv

İletişim

twitter.com/a_kindregards
%d blogcu bunu beğendi: