Bisiklet Dergisi

KRALIN DÖNÜŞÜ

Evet, yine kazandı. Alberto Contador, doping cezasının bitişini Vuelta zaferi ile kutluyor. Ama zorlanmadığını söylersek, iki hafta boyunca gösterdiği performansla herkesi Contador’u yenebileceğine inandıran Rodriguez’e haksızlık etmiş oluruz. İlk iki hafta Rodiruguez’in yakın markajından kurtulamayan El Pistolero, son haftanın başında yaptığı baskın ile zaferi elde etti. Peki bu noktaya nasıl gelindi, bundan sonra neler olacak?  
Lafı dolandırmaya gerek yok: Alberto Contador günümüzün en iyi bisikletçisi. Yapamadığı şey neredeyse yok, zamana karşı koşmayı da becerebiliyor, pek itibar etmese de tek günlük yarışlara da uyum sağlayabiliyor. Ama asıl olayı etaplı turlar. Büyük turların otomatik favorisi zaten, ama tek haftalık turları da domine edebiliyor. Allah vergisi tırmanış yeteneği alametifarikası haline gelmiş durumda. Yarıştığı tırmanış etaplarını izlerken ne zaman atak yapacağını merak ettiriyor, atak yapıp yapmayacağını değil… Katıldığı turların ikincisini merak ettiriyor, şampiyonunu değil…
Bozuk İngilizcesi ve pek etkileyici olmayan ses tonu ile “saha dışında” çok karizmatik bir karakter değil ama bisiklet üstünde tam bir winner’a dönüşüyor. Özellikle tırmanışlarda, gitmek istediğinde peşine takılmak gerçekten çok güç. Yaptığı ilk atağa cevap alması halinde tempoyu defalarca düşürüp yükseltebiliyor. Yeter ki peşindeki rakibini silkelemek istesin. Hani Barcelona’da teknik direktörlük yapmayı hafife alan bitmek tükenmek bilmeyen bir geyik muhabbeti vardır: “Taktiğe falan gerek yok, alt tarafı çıkın, oynayın diyeceksin!” Bunun bisiklet uyarlamasını Contador için pekâlâ kullanabiliriz: Takım direktörü, yarış öncesi kendisinden tavsiye isteyen Contador’a “Ne taktiği kardeşim, çık sür işte!” diyor mudur acaba?
Onu sevenler ile sevmeyenlerin nedenleri büyük ihtimalle aynı:  Her zaman kazanmak için yarışıyor olması. Kimileri bunu sporun ruhuna uygun bulmuyor, Contador’u kazanmak için her şeyi yapmakla suçluyorlar. Mesela 2010 Fransa Turu’nda zinciri atan Schleck’i beklemeyip tersine tam da bu anda atak yapmasını kabullenemiyor, rakibi yerine kendi takım arkadaşlarını düşüren agresif ataklarını fazla savruk buluyorlar. Öte yandan destekçilerinin ağzından şu çok mantıklı soruları da sorabiliriz: Kazanmaya çalıştığı için bir adamı nasıl suçlayabilirsiniz? Küçük büyük ayrımı yapmadan, katıldığı tüm yarışları kazanmaya konsantre olan bir sporcunun iş ciddiyeti, takdiri hak etmez mi? Bu arada, yukarıda saydığımız “kabahatlerinin” yanı sıra kendisi için çalışan takım arkadaşlarının hakkını her zaman teslim etmek veya genel klasmanı garantilediği bir turda etap galibiyetine tamah etmemek gibi güzel huyları da yok değil. Kazandığı yarışların sonlarında “patlattığı” pistolün ise aslında ailesine gönderdiği bir selam olduğunu biliyor muydunuz?

Contador, pistolünü ateşlerken
Bugünlere Nasıl Geldi?
1982 Madrid doğumlu Contador, dört çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu. Küçüklüğünde her İspanyol genci gibi tabi ki futbola ve ayrıca atletizme meraklı olan Contador, bisiklete ağabeyinin teşviki ile başlıyor. Ağabeyi Francisco, grupça yaptıkları antrenmanlarda küçük yaşına rağmen ana gruptan kopmayışını görünce bu çocukta iş olduğunu anlamış. “Üzerine giydiği rüzgarlığa dolan hava yüzünden küçük bir “Michelin Adam”a dönüşmüş olsa da, asla vazgeçmezdi” diye anlatıyor. 16 yaşında okulu bırakarak tamamen bisiklete odaklanan genç Contador, 2003 yılında profesyonelliğe geçene kadar İspanya’da kazandığı başarılarla adından söz ettirmeyi başarıyor. 2004 yılında katıldığı Asturias Turu’nun ilk etabı devam ederken bir anda bilincini kaybederek yere yığılan Contador’ın beyin damarlarında tümör olduğu ortaya çıkıyor. İşte o zaman bisiklet ikinci plana itiliyor. Çünkü rahatsızlığı sadece bisiklet kariyerini değil, hayatını da tehdit ediyor. Oldukça tehlikeli bir operasyon geçiren Contador, 2004 sonunda yeniden bisikletinin selesine oturuyor.  2005 yılında pelotona geri dönerken artık kazanmaya da başlıyor. Katıldığı ilk büyük tur olan Fransa Turu’nda ise otuzuncu sırayı alıyor.  2006 Tour de Romandie ve Tour de Suisse’de etaplar kazanarak Fransa Turu’na doğru iyi bir form tutturmuş olsa da, tam bu sırada başlayan Operacion Puerto doping davası Contador’un hevesini kursağında bırakıyor.  Liberty Seguros’taki birçok takım arkadaşı gibi gözaltına alınan Contador, Tur’a katılma şansını yitiriyor. Aklandıktan sonra, 2007 için Discovery Channel ile anlaşıyor ve kariyerinin ilk büyük başarısını Paris-Nice yarışını kazanarak yaşıyor.  Fransa Turu’nda ise, ünlü Plateau-de-Beille zirvesinde biten tırmanış etabını kazanarak genel klasmanda Michael Rasmussen’in ardından ikinciliğe yerleşiyor. Dahası da var: 17. etabın hemen öncesinde Rasmussen’in diskalifiye edilmesi ile sarı mayoyu sırtında buluyor. Çoğu kişi sondan bir önceki zamana karşı etabında sarı mayoyu koruyamayacağını düşünse de, ilk sırada kalmasını sağlayacak zamanı yapmayı başarıyor. Contador, kariyerinin ikinci Fransa Turu’nu kazanmayı başarmış oluyor böylece. Daha sonrasını ise muhtemelen biliyorsunuz. Eğer bilmiyorsanız, spor tarihi kitaplarına bakabilir veya en kolayı Google’a sorabilirsiniz.
genc_contador
Contador 20 yaşında
Her Zaman Tartışılan Adam Oldu
Sınırları zorlayan her sporcuda olduğu gibi onun da adı sıkça doping tartışmalarına karıştı, karışıyor. Hele bisiklet gibi “sabıkalı” bir spor dalında yarışıyor olması, işleri daha da zorlaştırıyor. 2006 yılının mayıs ayından 2007′nin mayısına kadar süren ve birçok bisikletçinin başını yakan Operacion Puerte kod adlı doping soruşturmasına onun da ismi karışmıştı örneğin. Soruşturma kapsamında defalarca sorgulanan, suçlanan ve nihayet aklanan Contador’un “tek hatasının yanlış zamanda yanlış yerde bulunmak olduğu, isminin de her nasılsa soruşturma dosyalarına girdiği” yönündeki demeci akıllarda yer etmişti.
2009 Fransa Turu’nun on beşinci etabındaki Verbier Tırmanışı’ndan sonra bu kez, eski Fransa Turu şampiyonu Greg LeMond’un başlattığı bir tartışma ortalığı karıştırdı. LeMond’a göre Contador’un Verbier tırmanışındaki performansı, daha önce hiç bir sporcu tarafından ulaşılamamış bir VO2 max (maksimum oksijen kullanım kapasitesi) seviyesi gerektiriyordu. Contador’un konu ile ilgili sorulara cevap vermekten kaçınması, işlerin daha da karışmasına neden oldu. Bazı uzmanlara göre ise LeMond’un ortaya attığı hesaplamalar abartılı kabuller içeriyordu. Bu uzmanlara göre, Contador’un tırmanışı için gereken VO2 max seviyesine ulaşmak için doping yapmış olmak şart değildi, ama evet, bu seviye “gerçekten de yüksek”ti.
contador_verbier
Efsane Verbier Tırmanışı
Contador’un doping ile son sınavı, 2010 Fransa Turu’nda verdiği idrar örneğinde yasaklı Clenbuterol malzemesine rastlanmasıyla başladı. Toplamda bir buçuk yıl süren dava birçok kez yön değiştirmiş olsa da Contador’un aleyhine sonuçlanıyor ve bu bir buçuk yıllık sürede katıldığı tüm yarışlardaki dereceleri (2010 Fransa ve 2011 İtalya Turlarındaki zaferler de dahil olmak üzere) iptal ediliyordu. Contador’un davanın başından beri hiç değiştirmedği söylemine göre ise o masumdu, idrarında rastlanan Clenbuterol’ün kaynağı ise Tur devam ederken yemiş olduğu bir etin neden olduğu besin zehirlenmesi idi.
Yeni Bir Dönem
2004 yılında sadece bisiklet kariyerini değil, hayatını da tehdit eden rahatsızlığından sonra, Contador şimdi bir kez daha dönüm noktasında bulunuyor. Yavaş yavaş kariyerinin olgunluk yıllarına yaklaştığı bu dönemde, yenmesi gereken tek engel rakipleri değil artık. Adının yanına yapışması muhtemel bir dopingçi sıfatının çizeceği pisikolojik sınırı da aşmaya çalışacak. Ayağının tozuyla kazandığı Vuelta zaferi ise, işlerin yeniden iyiye gidebileceği sinyalini veriyor. Destekçisi olmayan bisikletseverlerin bile hayranlığını kazandıran atak yarışma tarzını daha uzun süre izletmesi dileğiyle, dönüşü kutlu olsun…
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 10/09/2012 by .

Arşiv

İletişim

twitter.com/a_kindregards
%d blogcu bunu beğendi: